HAK-PAR: Eşitlik ve özgürlük mücadelesi veren tüm kız kardeşlerimizi kucaklıyoruz

Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR) Kadın Komisyonu 8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle bir nüshasını da Nerinaazad'a gönderdikleri bir açıklama paylaştı.
07.03.2025, Cum - 08:58
HAK-PAR: Eşitlik ve özgürlük mücadelesi veren tüm kız kardeşlerimizi kucaklıyoruz
Haberi Paylaş

Basına ve Kamuoyuna
Özelde Kurdistan’ın dört parçasındaki genelde dünyanın her yerinde yaşayan sevgili kız kardeşlerimiz bizler Hak-Par kadın hareketi olarak bir 8 Mart’ı daha, eşitlik ve özgürlük mücadelesi ile kucaklamanın haklı gururu ile hepinizi sevgiyle selamlıyoruz.

20 Haziran 1919 tarihinde İstanbul’da adı Kürd Kadınları Teali Cemiyeti’ olan ilk Kürt  kadın örgütünün açılışı yapıldı.

Kürt kadınlarının mücadele tarihinde önemli bir yeri olan Kürt Kadınları Teali Cemiyetinin açılışında  ‘ Bugün bütün milletlerin mukadderatı (alın yazıları) başka şekiller aldığı ve herkese bir hak verildiği bir zamanda bizler de kendi hakkımızı istiyoruz, çünkü ortada milyonlarla Kürd var ve büyük bir Kürdistan var. Mukaddes emeller (kutsal amaçlar) uğrunda en ziyade çalışmak isteyenlere ve milletlerine olan sevgilerini göstermiş oldukları fedakârlıklarla isbât eyleyenlere cümlemiz bütün varlığımızla teşekkür borçluyuz.

Cemiyetin açılış merâsimine koşarak gelen muhterem hanımlarımız ve kardeşlerimiz her suretle destek olacaklarını, Kürdlük’ün yükselmesi için ne yapılmak lâzımsa tereddütsüz yapacaklarını Kürd sözü verdiler. Öteden beri “Kürd sözünden dönmez.” diyen Kürt kadınlarını saygıyla anıyoruz.

Onlar bugün de biz Kurd kadınlarının mücadelesine ışık tutuyorlar.

Bugün 8 Mart.

Tüm dünyada kadınlar bugünü özgürlük ve eşitlik mücadelesinin meşalesi haline getirmiş bulunuyor.

Ulusal, sınıfsal ve cinsel baskı altındaki Kürt kadınları da tüm olumsuz koşullara rağmen sömürgeci tahakküme, emeğinin sömürülmesine ve hayatın her alanına sirayet eden erkek egemen zihniyetin yarattığı eşitsizliğe karşı geçmişten bugüne direniyor ve haklı mücadelesini sürdürüyor.

Geçmişte, kadınlarımız, Kürt beyliklerinin yönetiminde, diplomaside, direnişlerde, savaşta, mücadelede, sanat ve edebiyatta hep en önde olmuştur.

Moğollara karşı savaşlarda halkına öncülük yapan Deyfe Xanımı, Kürt Amazonu Kara Fatma’yı, Doğu Kürdistanda Qedem Xêr Hanım’ı, Mina Qazi’yi, Kocgiri dağlarında   Zarife’yi, diplomatik alanda  Rewşen Bedirxan’ı, Hafsa hanımı, Adile Hanım’ı, Ezdi Kürtler liderlik yapan Mayan Xatun’u, Ağrı’da  özgürlük mücadelesini omuzlayanlardan Gülnaz ve Basra’yı, Güney Kürdistan özgürlük mücadelesinde Leyla Kasım’ı ve daha binlerce öncü Kürt kadınını hatırladıkça ne kadar güçlü, köklü bir mücadelenin parçası olduğumuzu bir kez daha anlıyor ve gurur duyuyoruz.

Bugün de kökleri tarihin derinliklerine ulaşan mücadele geleneğiyle Kürt kadınları olarak, hayatın her alanında sömürgeciliğe, sömürüye ve cins ayrımcılığına karşı mücadelenin en öne saflarına yerimizi alıyoruz.  

Yaşasın özgürlük, yaşasın eşitlik diyoruz!

Sömürgeci zulmün, sürgünlerin, asimilasyon politikalarının, sınıfsal sömürünün, gerici gelenek ve göreneklerin en ağır yükünü kadınlar çekse de yine kadınların mücadelesi bu köleliğe, sömürü ve eşitsizliğe son verecektir.

Egemen veya egemenlik zinciri altındaki tüm ülkelerin kadınları!

Eril ve tekçi devlet zihniyetinin bizler kadar sizlerin kadın kimliği üzerinde yarattığı tahribatı ve hasarı üzülerek görüyoruz.
Bu vahşi ve eril sömürgeci sistem, dünyadaki hiçbir eşitlik ve özgürlük mücadelesine geçit vermediği için sizlerin haklı cinsiyetler arasındaki eşitlik ve özgürlük mücadelenizi de şiddetle bastıracak , hayatın her alanında sizi eril şiddetle muhatap etmeye devam edecektir.

Nitekim egemen devletlerin kadınlarının halini, şiddet maruziyetini, çiğnenen haklarını üzülerek görüyor ve biz Kurd kadınları olarak onların haklı mücadelesine yürekten destek veriyoruz!

Aynı desteğin eril ve tekçi devlet aklından sıyrılarak, anayasal eşitlik, dil ve kimlik özgürlüğü, kendi kendini yönetme hakkı dahil ulusal hakları için de mücadele eden Kurd kadınlarına sizler tarafından verildiğini görmek bizi ziyadesi ile kadın hak ve özgürlük mücadelesi zemininde ortaklaşma adına memnun edecektir!

Yıllardır çok kimlikli ve kültürlü bu topraklara dayatılan eril, tekçi ve baskıcı anlayışının getirdiği savaş ortamı hepimizin kadın ve çocuklarını yeterince ziyan etmiş, sonu gelmeyen acılara boğmuştur. 

Savaşların en büyük kurbanları daima kadın ve çocuklardır.

Barışı ve huzuru inşa etmek de en çok kadınların talebidir.

Kalıcı bir barışı da eşitlikçi özgürlükçü bir düzeni de hep birlikte inşa edebiliriz.
Bunun için öncelikle Türkiye yeni sivil bir anayasa ile federal tarzda yeniden yapılanmalı, Kürt meselesi eşitlik temelinde adil bir çözüme kavuşturulmalıdır.
Kürtçe de Türkçenin yansıra resmi dil olmalı, anadilde eğitim gibi halkımızın meşru kolektif hakları teslim edilmelidir. 

Bir ulusun eşitlik talebini kanla bastıran bir anlayışın kendi içerisinde kadın, çocuk, insan haklarına duyarlı demokratik bir sistem inşa edebileceğini, cinsiyetler arası eşitliği sağlayabileceğini düşünmek büyük bir yanılgıdır!

‘Kadın kadının yurdudur’ anlayışıyla haklı meşru taleplerimizi ortaklaştırarak kucaklaşabilir, rutin hale gelmiş kadın cinayetiler ile kadın mezbahalarına dönmüş Türkiye’de, kadın düşmanı zihniyete karşı ortak mücadele alanları, sığınabileceğiniz bir ‘kadın vatanı ‘yaratabiliriz.

Bir 8 Mart’ta daha, ülkemizde hem kimlik hem statü hem cinsiyet eşitlenmesi için mücadele veren Kurd kadınlarını ve dünyanın her köşesinde eşitlik ve özgürlük mücadelesi veren tüm kız kardeşlerimizi kucaklıyor, o kutlu gün gelene kadar pes etmeden kadın kararlığı ve azmiyle mücadele edeceğimizi onurla dünyaya haykırıyoruz!

Yaşasın kadınlarımızın özgürlük ve eşitlik mücadelesi! 08.03.2025 

HAK-PAR KADIN KOMİSYONU

Bu haber toplam: 1052 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:03:41:24