Trump'ın politikaları NATO'nun sonunu mu hazırlıyor?

16.02.2025, Paz - 09:19
Trump'ın politikaları NATO'nun sonunu mu hazırlıyor?
Haberi Paylaş

ABD'de yayınlanan Politico gazetesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Ukrayna'daki savaşı Kiev ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'ndeki (NATO) Avrupalı müttefiklerinin Rusya'nın lehine olmasından korktukları koşullarda sona erdirme çabalarına yanıt niteliğindeki NATO’nun geleceği ve sonunun yakın olup olmadığı konusunda bir soru sordu.

Trump'ın İkinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere Başbakanı olan Winston Churchill'in büyük bir hayranı olduğuna dikkati çeken gazete, “İngiltere'nin efsanevi lideri 2025'te Münih Güvenlik Konferansı'na katılsaydı ne yapardı?” sorusunu yöneltti.

Churchill'ın bundan 87 yıl önce dönemin İngiltere Başbakanı Neville Chamberlain’e bu Bavyera şehrinde Nazi Almanyası lideri Adolf Hitler ile Münih Antlaşması'nın imzalanmasından sonra anlamsızlaşan bir kağıt parçası tutarak söylediği, “Size savaş ve onursuzluk arasında bir seçim yapma şansı verildi. Siz onursuzluğu seçtiniz ve bunun sonucu savaş olacak” sözünü hatırlattı.

Gazetenin haberinde şu ifadeler yer aldı:

Münih Güvenlik Konferansı'na katılan Avrupalıların ve eski İngiliz Savunma Bakanı Ben Wallace gibi tarihe daha duyarlı olanların dudaklarındaki ‘yatıştırma’ kelimesi, İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesinden sadece birkaç yıl önce, 1938 yılında, Münih görüşmelerindeki aynı tınıyı taşıyor.

Avrupalı yetkililer konferans için bir araya gelirken, Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki 90 dakikalık telefon görüşmesinin ve ABD Savunma Bakanı Peter Hegseth'in hafta ortasında Brüksel'de yaptığı konuşmanın etkisinden hala kurtulabilmiş değiller. Eski Litvanya Dışişleri Bakanı Gabrielius Landsbergis'e göre Hegseth'in en göz ardı edilen ve en korkutucu uyarısı, ‘gerçeklerin’ ABD'nin Avrupa'nın güvenliğinin garantörü olmasını engelleyeceğiydi. Başka bir deyişle, ABD’nin desteğinin olmayacağıydı.

Diğerleri gibi NATO döneminin sona erdiğini hisseden Landsbergis, “Bu durum, özellikle bunu Washington'ın yakında açıklayacağına inandığım 20 bin ABD askerinin Avrupa'dan çekilmesiyle birleştirdiğinizde NATO'nun sonunun başlangıcı olabilir” ifadelerini kullandı.

Hegseth, Avrupalılara hitaben, “ABD’nin varlığının sonsuza kadar süreceğini varsayamazsınız” dedi.

Konferansa katılan ABD'li temsilciler, endişeli olan Avrupa'ya biraz güvence vermeye çalıştılarsa da bu pek işe yaramadı. ABD'nin Mississippi Senatörü ve Silahlı Kuvvetler Komitesi Üyesi Cumhuriyetçi Roger Wicker, Politico'ya yaptığı açıklamada Hegseth'in ‘çaylakça bir hata’ yaptığını söyledi. “Konuşmayı kimin yazdığını bilmiyorum, ama o aptal Tucker Carlson tarafından yazılmış olabilir” diyen Wicker, buna karşın “Trump'ın etrafında dinlediği pek çok ciddi insan var” diye ekledi.

Hegseth'in bazı sert açıklamalarından çoktan geri adım attığını, ancak Avrupa'nın ABD'nin güvenlik güvencesini kaybetmesi konusunda böyle bir geri adımı henüz atmadığını söyleyen Wicker, bu durumun NATO üyelerini kolektif savunmayla yükümlü kılan 5’inci maddesini zedelediğini vurguladı.

Wicker’a göre bu açıklama, “Hiç şüpheniz olmasın, Trump kimsenin Sam amcayı enayi amcaya dönüştürmesine izin vermeyecek” şeklindeki sert ifadelerle birlikte daha da önem kazandı.

İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Chatham House’dan Keir Giles, Trump'ın Putin'e doğrudan yaklaşmasının ve Savunma Bakanı Hegseth'in Brüksel'de ülkesinin müttefiklerine ABD'nin Rusya'nın bazı temel taleplerini daha görüşmeler başlamadan kabul ettiğini söylemesinin sadece Ukrayna için değil Avrupa'nın geleceği için de çifte darbe olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Giles, sözlerini şöyle sürdürdü:

Bir saldırganın barış ricası karşılığında ele geçirdiği toprakları elinde tutabileceğini kabul etmek 1938 ile paralellikler, Trump bir not alıp Putin'in kendisine Avrupa'da başka toprak emelleri olmadığına dair güvence verdiğini söylemedikçe daha net olamazdı.

Bu arada ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in Münih'te yaptığı ve Avrupa'daki demokratik uygulamaları eleştirdiği konuşması, bırakın Avrupalıları, NATO yanlısı Amerikalıların bile endişelerini gidermeye yetmedi.

ABD'li akademisyen ve eski diplomat Michael McFaul, “2020 yılında ABD Kongresi baskınına ilham veren bir adamla birlikte aday olan birinin, Avrupa'ya gelip 'Beyler, demokrasiyle ilgili sorunlarınız var ve şu anda yürütmenin aşırıya kaçması ve Amerikan demokrasisinin sağlığıyla ilgili anayasal bir kriz yaşıyoruz' deme ne kadar cüretli olduğunu düşünün” ifadelerini kullandı.

JD Vance daha bariz olan Ukrayna savaşı konusunu görmezden geldi. Konuşmasını müzakere pozisyonlarını netleştirmek için kullanabilirdi ama bunu yapmamayı tercih etti.

Politico'ya konuşan eski Alman diplomat Wolfgang Ischinger, Avrupa'nın daha ilerici ve kendine güvenir hale gelmesi için ‘elektrik şoku verilmesi gerekebileceğini’ söyledi.

Avrupalı liderlerin şu an şikayet ettikleri durumdan kısmen sorumlu olduklarını belirten Ischinger, “ABD Başkanı Trump’ın ikinci döneminin neler getirebileceği konusunda yeterince uyarılmış olmalarına rağmen NATO'ya yaptıkları savunma harcamalarını arttırma konusunda çok yavaş hareket ettiler” değerlendirmesinde bulundu.

Kimliğinin gizli tutulmasını isteyen AB’den üst düzey bir diplomat ise “Artık Avrupa'yı yok etmek isteyen bir Rusya Devlet Başkanı ile yine Avrupa'yı yok etmek isteyen bir ABD Başkanı arasında ittifak var. NATO’nun işi bitmiştir” yorumu yaptı.

Bu haber toplam: 6714 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:09:43:57