İmralı Heyeti'nde yer alan Halkların Eşitlik Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Pervin Buldan, İmralı'da yaptıkları görüşmelerin detaylarını, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın koşullarını anlattı.
2011-2015 yılları arasındaki süreçte de heyet içerisinde yer alan ve 33 kez Öcalan ile görüşen Buldan, daha önceki görüşmeler ile bu görüşmenin farkını da anlattı.
Buldan'ın Jinnews'ten Rozerin Gültekin ve Elfazi Toral'ın sorularına verdiği yanıtlardan öne çıkanlar şöyle:
Buldan, 10 yıl sonra tekrar İmralı Adası’na gittiğinde o tarihten bugüne nelerin değiştiği ve Öcalan'ın İmralı'daki koşullarına dair soruya şu yanıtı veriyor:
Daha önce yaptığımız ziyaretlerde kendisine iletişim kanallarının olup olmadığını sorduğumuz zaman bir televizyonun olduğunu ve bu televizyonda da 22 kanalın olduğunu söylerdi. Kendisi ile özel şeyleri çok fazla konuşamıyoruz, çünkü kendisi bu konuları konuşmak istemiyor. Gündemleri var hazırlıklı geliyor toplantılara. Oradaki yetkililerden öğrenebildiğimiz kadarıyla cezaevi koşullarında çok farklı bir değişiklik yok. Yine 22 kanalı olan bir televizyon var. Değişen tek şey Sayın Öcalan’ın fiziki olarak yaşlanmış olması. Oradaki üç kişi ile bir gün sohbet bir gün spor olmak üzere haftanın 5 günü bir araya geldiklerini biliyoruz. Sayın Öcalan günlük yaşamını daha çok yazarak ve okuyarak geçiriyor. Akşamları da televizyondaki tartışma programlarına, haberlere yoğunlaştığını ve erken saatte uyuduğunu diye söylüyor yetkililer. Daha önce gittiğimiz zamanlarda gözünden yaş akardı. 28 Aralık tarihinde gittiğimizde gözündeki sıkıntının hala devam ettiğini gördük. İkinci defa gittiğimizde Sayın Öcalan katarakt ameliyatı olmuştu ve oldukça başarılı bir ameliyat olduğunu gözünün çok iyi gördüğünü söyledi. 3’üncü olarak gittiğimizde gözünde yaş olduğunu ve mendil kullandığını gözlemledim. Gözünden yaş gelmesi zaten katarakt ile alakalı değil gözyaşı kanallarında bir tıkanıklık olduğu ifade ediliyor. Bununla ilgili bir ameliyat kararı verilmemiş. Sayın Öcalan’da koşullarının değiştiğine dair bir şey söylemedi.
'BU MASA OLDUĞU GİBİ DURUYOR'
Buldan, Öcalan'ın İmralı'da kendilerini nasıl karşıladığına dair soruya ise şöyle yanıt veriyor:
28 Aralık tarihi bu dönem için ilk gidişimizdi. Sayın Öcalan toplantı yapacağımız odanın kapısında karşıladı bizi. Oldukça heyecanlı, neşeli ve moralliydi. Toplantı yapacağımız odanın içerisinde büyük bir masa var. ‘Bu masa yıkılmadı. Bu masa olduğu gibi burada duruyor’ dedi. Biz 2015’te özellikle son 4-5 toplantımızı aynı odada yapmıştık. Sayın Öcalan’ın bunu söylemesi bu sürece ne kadar kararlı yaklaştığını ve sürecin ilerleyebilmesi için çok motive olduğunu ifade ediyor. Sayın Öcalan, ‘Bu masa yıkılmadı’ dedi ve toplantıya öyle başladık.
Buldan Öcalan'ın özellikle üzerinde durduğu konuları ise şöyle anlatıyor:
En fazla üzerinde durduğu şey Türkiye’nin geleceği ve Kürt halkının yaşadığı acılar, ödediği bedeller ama bunun sonunda varılacak olan noktanın barış olmasıydı...
Cumhuriyet tarihi ile birlikte Atatürk ve İsmet İnönü’nün ittifakını bir Türk-Kürt ittifakı olarak değerlendiriyor. O günden bugüne kadar ‘Kürt ve Türk ittifakı korunmadığı, heba edildiği ama yeniden bu ittifakın yaşam bulması gerekiyor’ dedi. Geçmiş dönemde ülkeyi yönetenlerin Kürt sorununun demokratik yöntemlerle çözümüne dair çabalarının olduğunu ama bunların başarıya ulaşmadığını söylüyor ve özellikle rahmetli Özal’dan, Demirel’den çok bahsediyordu.
Yeni bir aşama yeni bir dönem. Özellikle farklı bir düşünceye sahip olan ve elinde iple Sayın Öcalan’ın idamını isteyen Devlet Bahçeli’nin çok farklı bir yerden meseleye yaklaşmasını çok kıymetli buluyor. Bizim yaptığımız görüşmeleri de kendisine aktardığımız zaman ‘Eğer Sayın Bahçeli değiştiyse Türkiye’de herkes değişebilir, dönüşebilir’ diyor...
Kayyum meselesi başta olmak üzere, İstanbul Barosu’na yapılan operasyonun, tutuklamaların süreci sabote etmeye yönelik girişimler olduğunu ve bunların önüne geçilmesi gerektiğini, iktidarın, devletin bu tür müdahalelere izin vermemesi gerektiğini söylüyor. Sayın Öcalan, ‘Bu son bir şans. Bu fırsatı hepimizin iyi değerlendirmesi gerekiyor’ diyor.
'BAHÇELİ'NİN ÇAĞRISINI TV'DEN ÖĞRENMİŞ'
Buldan, Öcalan'ın Bahçeli'nin yaptığı çağrıdan da habersiz olduğunu söylüyor:
Çağrının yapılacağından haberi yoktu. Biz ilk gittiğimizde zaten bunu ifade etti. ‘Sayın Bahçeli’nin yapmış olduğu çağrı beni de şaşırttı ben böyle bir şey beklemiyordum’ dedi. Bu çağrının kıymetli olduğunu özellikle vurguladı ve teşekkür etti. ‘Parlamentoda grubu bulunan siyasi partileri tek tek ziyaret edin ve çokça katkılarını isteyin’ dedi. ‘Sadece katkılarını değil aynı zamanda eleştirilerini, önerilerini bana geri getirmeniz benim için çok önemli olacak çünkü ben bunlara bakarak bir metin hazırlayacağım’ demişti. Devlet Bahçeli’nin yapmış olduğu çağrıyı kendisi de ilk defa televizyondan öğrenmişti.
AHMET TÜRK'E BÜYÜK İLGİ GÖSTERDİ'
Buldan Öcalan'ın Ahmet Türk'e büyük bir ilgi gösterdiğini söyledi:
Üçüncü toplantı çağrı toplantısı olduğu için heyetin kalabalık olması önemliydi... İkinci görüşmede Sayın Öcalan, ‘Çağrı bölümünde kalabalık bir heyetle burada olmanız gerekiyor’ diyerek, ‘Burada olmanız gerekiyor’ diye söylemişti. Ahmet Türk’e Sayın Öcalan çok büyük bir ilgi gösterdi. Ahmet Türk’ün sağlığı ile ilgili uzunca sohbet ettiler. Ahmet Türk’ün elini sıkı sıkı tutması, geçmişe dair sorular sorması hiçbirimizin gözünden kaçmadı.
SAYIN MESUT BARZANİ HEM NEÇİRVAN BARZANİ İLE ÇOK POZİTİF GÖRÜŞME YAPTIK
Buldan, Kürdistan Bölgesi ziyaretleri ilgili soruyu ise şöyle yanıtladı:
Birinci görüşmeden parlamentodaki siyasi partilerin liderleri ile görüşme trafiği başlatmıştık, cezaevlerinde hem Selahattin Demirtaş’ı hem Figen Yüksekdağ’ı ziyaret etmiştik. Bunları Sayın Öcalan istemişti. Çözümün zeminin parlamento olduğunu, onun için ‘onların görüşleri, eleştirileri bizler için belirleyici olacak’ demişti. Yaptığımız görüşmelerde ‘çözüm, barış için elini taşın altına koyacağı’ izlenimini edinmiştik ikinci görüşmede biz yaptığımız görüşmeleri Sayın Öcalan’a aktardığımız zaman oldukça mutlu oldu. ‘Benim de beklediğim şey buydu, kimse barışın önünde duramaz’ demişti. İkinci görüşmede Güney Kürdistan’da Sayın Mesut Barzani hem Neçirvan Barzani ile Süleymaniye’de de Sayın Talabani’n çocukları Bafıl ve Kubat Talabani ile birer görüşme yapmamızı istedi. Benim Celal Talabani’n eşi Hero Talabani ve kardeşi Şehnaz Talabani ile görüşme yapmamı istemişti. Sayın Öcalan, Kürt halkı nezdinde Talabanilerin ve Barzanilerin oldukça önemli olduğunu her fırsatta söylüyor ve onların bu sürece katkı sağlamasının önemli olarak ifade ediyor. Biz bu görüşmelerin tamamını gerçekleştirdik. Sayın Mesut Barzani hem Neçirvan Barzani ile çok pozitif görüşme yaptık. Sayın Öcalan’ın özel selamlarını ve beklentilerini ilettik. Sayın Mesut Barzani hem Sayın Neçirvan Barzani’ye görüşmenin kısa özetini, siyasi partilerle yaptığımız görüşmelerin kısa özetini ilettik ve aynı Sayın Öcalan’ın kendilerinden destek beklediğini ifade ettik. Yaptığımız her görüşmede yüzde yüz destekleyeceklerini, Sayın Öcalan’ın yanında olduklarını, bu yüzyılda silahların çare olmadığını, demokrasinin ve hukukun yerleştiği bir coğrafyanın herkese özellikle de Kürtlere getirisi olacağını söylediler.
Hero Talabani rahatsız olduğu için ziyaret edemedik ama Şehnaz hanımla görüşme gerçekleştirdik. Şehnaz hanıma Şehnazhan diyorlar. Sayın Öcalan, Şehnazhan’a çok özel selamlarını söyledi. Şehnazhan da heyetimize çok ilgi gösterdi ve Sayın Öcalan’a teşekkür etti, saygılarını iletti. Ayrıca Sayın Öcalan’ın ödül alması gerektiği bir dönemin başladığını söyledi. Biz bunları Sayın Öcalan’a aktardık. Kendisi de bundan çok büyük memnuniyet duyduğunu söyledi.